14 Haziran 2012 Perşembe

Düşmüş Kraliçe, Düşmüş Fahişe

O kadın olmak istiyorum yine. İstediği erkeği bikaç saatte alan kadın. İstenen, peşinden koşulan; tehlikeli ve hırçın, fahişe ruhlu...

Her şey şu ünlü "eski sevgili"ye âşık olmamla başladı. Bitti demek daha doğru aslında. Gözüm kimseyi görmedi ve o fahişe ruhum, doyumsuz aslanım evcilleşti, ehlileşti, bi ev kedisi oldu o adamın kucağında.

Muhteşemdi - yine olsaydı yine, binlerce kez hem de, yapardım. Ama beni bıraktığında... Kendimi bi kadın gibi bile hissetmedim aylarca. Aynaya uzunca bi süre bakamadım. Kendimi, vücudumu pek umursamadım da... PuCCa der ya "bacaklarımı bile almadığım bi depresyon geçirdim" diye, ondan hallice bi şeydi benimkisi.

Ve benimle aylarca konuşmadığı günlerden birinde, içimdeki fahişe ruhu tekrar uyandı. Bir, iki, üç, dört, beş; ha şimdi, bak bu sefer işte.. derken kankasına bile sinema köşelerinde sakso çektim; yine de olmadı, unutamadım. Ve zarar verdi bu bana.

Çünkü artık yapamıyodum. Eskisi gibi vamp kadın diğildim, egom çok sarsılmıştı... Ve ilk kez, bi erkeğin duygularını elde edemedim. Ve bu bana öyle koydu ki... İlk yenilgi, hiçbi şeye benzemiyo.

Harika bulduğum vücudumda kusurlar görüyorum şimdi. Onunlayken dünya güzeliydim o iğrenç saç modeliyle, şimdi hayatımın teoride en güzel olduğum zamanlarını yaşıyo olmama rağmen kendimi hiç de parıltılı hissetmiyorum.

Hele şu baterist çocuk... Bana âşık olmamasını kaldıramıyorum. Beni sevmeden benimle sevişmek istemesini kaldıramıyorum. Suratıma baka baka yalan söylemiş olmasını da.

Ben yine o kadın olmak istiyorum. Velvet Underground'un adına şarkı yazdığı Femme Fatale olmak... Sırf eğlencesine, sırf "deney" olsun diye erkekleri ayartan, bi anda peşinde beş - altı köpek koşturan o kadın olmak istiyorum yine. Yine duygusuzca eğlenmek istiyorum.

Ya da yalan, eski aşkımı geri istiyorum. Veya bateristin aşkını. İkisinin arasında bi fark varmış gibi gelmiyo şu an.

Ayağıma Louboutinler giymek, salınmak istiyorum. Yine odayı sırf varlığımla doldurmak, koca bir masa dolusu erkek içinde ana kraliçe olarak oturmak, aç bakışlarını görmek istiyorum.

Düşmüş bi fahişeden çok, düşmüş bi kraliçeyim bugün.

Ne dinliyorum: Dig Up Her Bones, Misfits 
Walk me to the graveyard... Romantizm anlayışıma sıçıyım.
.Ucube

6 yorum:

Lalehan dedi ki...

belki zamanı gelecektir Zombi Kız..

Zombi Kız dedi ki...

zamanı gelene kadar ben delirmesem bari.. :)

ASİ YAPINCAK..... dedi ki...

Hep böyle olur olan bize olur ,depresyona girer ,aynlara bakmaz,kendimizi beğenmez oluruz artık..Bunlar hep aşk bittikten sonra gelir başımızaa..

Sirk Ucubesi dedi ki...

aynalara bakamamak... aynada boşluk gördüm ben uzunca bi süre, terk edildikten sonra.

pprivatelife dedi ki...

Hımmmmmm. İlginç, üzerinde tez çalışması yapılabilecek bir yazı ve ruh hali. İlk olarak bir konudaki beni gıdıklayan şeyi yazayım gerisini sonra getireyim. "peşinde beş - altı köpek koşturan o kadın " buradaki köpekten kastın erkekler ise briaz yıpratıcı olmuş. Bu muhteşem yazının içerisinde biraz yırtıcı olmuş.
Gelelim asıl konuya; hiç kimse için bu derece kendinden vazgeçilmez. Her şeyin başı insanın kendisidir. İnsanın etrafındaki her şey buna sevgili de dahil olmak üzere o insanın rahatı, mutluluğu ve huzuru için vardır. Seni rahatsız eden üzen birisi varsa gözünü kırpana kadar unutacaksın ve bir daha dönüp bakmayacaksın. Haa ileride sana dönüp geri gelirse düşüneceksin işine gelirse de kafana göre takılacaksın. Sen isenden başka kimsenin üzmesine müsaade etmeyeceksin. İşte o zaman bu dünyanın hakimi sensin. Bu dünyadaki en güzel, en dayanılmaz, en çok aranan ve istenen insan sensin. gerisi yalan dolan. Koy götüne rahvan gitsin.
Bu arada bir konuda hakkını teslim etmeliyim ki yazı çok hoş ve akıcı, etkileyici.

Sirk Ucubesi dedi ki...

"köpek". yırtıcılığımdan diğil, o gittikten sonra hiçbirini "erkek" olarak göremediğimden.

dediğin şeye gelince... böyle mutluyum sanırım. belki de bugün harika bi gün olduğu içindir, ne biliyim